Socrates Journal of Interdisciplinary Social Researches
https://socratesjournal.org/index.php/pub
<p>Socrates Journal of Interdisciplinary Social Researches, Akademik Paylaşım Platformu Eğitim Ltd. Şti. kapsamında, Akademik Paylaşım Platformu Yayınevi tarafından yayınlanan açık erişimli, hakemli, uluslararası bir dergidir.</p> <p>2014 yılından bu yana yayın yapan ve dünya genelinde birçok akademisyeni bir araya getiren bu platform, disiplinler arası bir buluşma noktasıdır.</p> <p>Temel amacımız uluslararası akademisyenlere entelektüel bir platform sağlamaktır. Antropolojiden ekonomiye, dilbilimden sanat tarihine, beşeri ve sosyal bilimlerdeki öncü çalışmaları ile; sosyolojiden psikolojiye, halkla ilişkilerden uluslararası ilişkilere, kriminolojiden kadın çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede, derinlemesine inceleme ve çeşitlilik sunarak bu zengin içeriklerin uluslararası arenada öne çıkmasını sağlıyoruz. </p> <p>Orijinal makalelerden teknik notlara, kapsamlı vaka çalışmalarından kitap incelemelerine kadar Socrates Journal, çeşitli yayın türleriyle bilgi paylaşımını desteklemektedir.</p> <p>Socrates Journal of Interdisciplinary Social Researches editörleri olarak, sizlerin kıymetli çalışmalarına ev sahipliği yapmaktan ve akademik yolculuğunuzda sizlere destek olmaktan onur duyarız.</p>Akademik Paylaşım Platformu Eğitim Ltd. Şti.tr-TRSocrates Journal of Interdisciplinary Social Researches2757-5519ÖĞRETMEN SAĞLIK ÖLÇEĞİNİN TÜRKÇE GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK ÇALIŞMASI
https://socratesjournal.org/index.php/pub/article/view/613
<p>Öğretmen Sağlık Ölçeği Fernández-Puig ve diğerleri (2015) tarafından öğretmenlerin işe bağlı sağlık durumlarını değerlendirmek amacıyla geliştirilmiştir. Bu araştırmanın amacı Öğretmen Sağlık Ölçeği’nin Türkçe geçerlilik ve güvenirlik çalışmasını yapmaktır. Farklı eğitim ortamlarında çalışan öğretmenlerden toplanan verilerle gerçekleştirilen araştırmanın yapı geçerliliği, açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleriyle yapılmıştır. Faktör analizleri sonucunda toplam 23 madde ve 6 alt boyutlu (memnuniyet, öz yeterlilik, tükenme, ses bozuklukları, kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları ve bilişsel bozukluklar) ölçek yapısı doğrulanmıştır. Ölçeğin iç tutarlılığı Cronbach Alfa katsayıları ile değerlendirilmiş; her bir alt boyutta bu değerlerin .80 ile .92 arasında değiştiği belirlenmiştir. Bu bulgular, ölçeğin Türkçe formunun güçlü geçerlik ve güvenirlik sergilediğini, ayrıca uygun bir faktör yapısına ve yüksek iç tutarlılığa sahip olduğunu göstermektedir. Araştırma bu özelliği ile öğretmenlerin çalışma hayatlarında karşılaştıkları veya yaşayacakları sağlık sorunlarını kapsamlı ve pratik bir biçimde değerlendirme olanağı sunmaktadır. Ayrıca, öğretmen sağlığının düzenli olarak izlenmesinin; eğitim ortamlarında sağlık sorunlarını ele alan politikaların geliştirilmesine ve öğretmen refahını destekleyen girişimlerin hayata geçirilmesine katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Ancak, çalışmanın yalnızca öz-bildirim verilerine ve sınırlı bir coğrafi örnekleme dayanması, elde edilen bulguların genellenebilirliğini kısıtlamaktadır. Bu nedenle, daha geniş ve çeşitli örneklemler üzerinde yapılacak ileri araştırmalarla sonuçların desteklenmesi önerilmektedir.</p>Habip BALSAKEmrah KÖSEOĞLUMehmet GÜNEYGülsen ALİOĞLU
Telif Hakkı (c) 2025 Socrates Journal of Interdisciplinary Social Researches
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-11-262025-11-26115911410.5281/zenodo.17719603ETİK LİDERLİĞİN İŞ STRESİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİNDE PSİKOLOJİK GÜÇLENDİRMENİN ARACILIK ROLÜ
https://socratesjournal.org/index.php/pub/article/view/614
<p>Bu araştırmanın amacı, etik liderliğin çalışanların iş stresi üzerindeki etkisini ve bu ilişkide psikolojik güçlendirmenin aracılık rolünü incelemektir. Araştırma kapsamında, İstanbul’da özel sektörde çalışan 393 beyaz yakalı çalışandan anket yöntemiyle veri toplanmış ve elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçları, etik liderliğin iş stresi üzerinde negatif ve anlamlı bir etkisi olduğunu, yani etik değerlere dayalı liderlik davranışlarının çalışanların stres düzeylerini azalttığını göstermektedir. Ayrıca, etik liderliğin psikolojik güçlendirme üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisi olduğu, diğer bir ifadeyle etik liderlerin çalışanların özerklik, anlam, yeterlik ve etki algılarını güçlendirdiği belirlenmiştir. Bununla birlikte, psikolojik güçlendirmenin iş stresi üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunmadığı saptanmıştır. Bu bulgu doğrultusunda, etik liderlik ile iş stresi arasındaki ilişkide psikolojik güçlendirmenin aracılık rolü üstlenmediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu araştırma, etik liderliğin çalışan stresini doğrudan azaltan bir faktör olduğunu, ancak psikolojik güçlendirmenin bu ilişkide aracılık işlevi görmediğini ortaya koyarak literatüre önemli bir katkı sağlamaktadır. Bulgular, örgütlerde etik değerlere dayalı liderlik anlayışının yaygınlaştırılmasının çalışanların iş stresini azaltmada etkili bir strateji olabileceğini göstermektedir.</p>Eray AKDEMİR
Telif Hakkı (c) 2025 Socrates Journal of Interdisciplinary Social Researches
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-11-262025-11-261159153310.5281/zenodo.17719877VERİMLİLİK İLE İKTİSADİ BÜYÜME İLİŞKİSİ: TÜRKİYE ÜZERİNE AMPİRİK ANALİZ
https://socratesjournal.org/index.php/pub/article/view/616
<p>Bu çalışma, Türkiye ekonomisinde 1980-2024 dönemini kapsayan veriler üzerinden verimlilik ile iktisadi büyüme arasındaki dinamik ilişkiyi incelemektedir. Analiz kapsamında toplam faktör verimliliği (TFV), beşerî sermaye, fiziki sermaye, istihdam oranı ve imalat sanayi verimliliği değişkenleri kullanılmıştır. Ekonometrik yöntem olarak ADF, P-P ve KPSS birim kök testleri, Granger nedensellik analizi ve Toda-Yamamoto MWALD testi uygulanmıştır. Bulgular, serilerin çoğunun I (1) düzeyinde durağan olduğunu ve uzun dönemli bir eşbütünleşme ilişkisi bulunduğunu göstermektedir. Sonuçlar, verimlilik göstergelerindeki artışların iktisadi büyüme oranlarını pozitif ve anlamlı biçimde etkilediğini; özellikle toplam faktör verimliliği ve beşerî sermaye yatırımlarının büyümenin kalıcılığı üzerinde belirleyici olduğunu ortaya koymaktadır. Kriz dönemleri (2001, 2008, 2018 ve 2020) analiz edildiğinde, verimlilik düzeyinde geçici düşüşler gözlenmiş ancak büyüme üzerindeki etkilerin orta vadede telafi edilebildiği belirlenmiştir. Ampirik sonuçlara göre, enerji ve sermaye yoğun sektörlerdeki verimlilik artışları, büyümeyi istihdam artışı olmadan da destekleyebilmektedir (istihdamsız büyüme etkisi). Modelin tahmin sonuçlarına göre TFV’deki %1’lik artış, GSYH’yi ortalama %0,65 oranında artırmaktadır (R²=0.71). Sonuç olarak, Türkiye’de iktisadi büyümenin sürdürülebilirliği büyük ölçüde verimlilik artışına, teknolojik yeniliklere ve beşerî sermaye kalitesinin yükselmesine bağlıdır. Bu bulgular, Solow-Swan modelinin varsayımlarını destekler nitelikte olup, büyümenin uzun vadede teknolojik ilerleme ve verimlilik dinamikleri üzerinden şekillendiğini göstermektedir. Politika önerisi olarak, eğitim, Ar-Ge, dijitalleşme ve yenilikçi üretim süreçlerine yapılacak yatırımların iktisadi büyümenin temel itici gücü olacağı sonucuna ulaşılmıştır.</p>Levent AKSU
Telif Hakkı (c) 2025 Socrates Journal of Interdisciplinary Social Researches
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-11-262025-11-261159347310.5281/zenodo.17720126OTİZMLE YAŞAMAK: OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE TANI ALAN ÇOCUKLARIN AİLELERİNDE KAYGI DÜZEYLERİ
https://socratesjournal.org/index.php/pub/article/view/617
<p>Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) tanısı almış çocuklara sahip ailelerin yaşadığı psikolojik süreçler, çocuğun gelişimini doğrudan etkileyen temel faktörlerden biridir. Ailelerin içinde bulunduğu duygusal durum, çocukla kurulan ilişkinin niteliğini, eğitim sürecine katılım düzeyini ve tedaviye olan uyumu belirlemede kritik rol oynamaktadır. Bu bağlamda araştırmanın amacı, OSB tanısı almış çocuğa sahip ailelerin kaygı düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmektir. Araştırmanın evrenini OSB tanısı almış çocukların ebeveynleri oluştururken, örneklem grubunu Bursa ili otizm tanısı almış bireylerin ebeveynleri oluşturmuştur. Bu araştırma betimsel nitelikli nedensel karşılaştırma araştırmasıdır. Araştırmada 82 veliden veri toplanmıştır. Araştırma çalışma grubu üzerinden yürütülmüş olup örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Araştırma verileri araştırmacılar tarafından oluşturulan “kişisel bilgi formu” ile “Durumluk ve Sürekli Kaygı Envanteri” kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmada OSB tanısı almış çocuğa sahip velilerin kaygı düzeylerinin belirlenmesi için frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. Nedensel karşılaştırma deseni için gruplar arası ortalamaların karşılaştırılmasında hangi istatistiklerin kullanacağını belirlemek için puan dağılımları incelenmiştir. Puanların normal dağılım sergilediği görülmüştür. Bundan dolayı demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için iki grup ortalamalarının karşılaştırılmasında bağımsız gruplar için t testi, ikiden fazla grup ortalamaları karşılaştırılmasında ise Anova testi kullanılmıştır. Araştırma grubunun Durumluk kaygı değerleri arasında cinsiyet, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu faktörlerine bağlı olarak istatistiki bir değişim gözlenmezken, yaş faktörüne bağlı olarak 40-49 yaş aralığındaki ebeveynlerin diğer ebeveynlere nazaran kaygı düzeylerinin istatistiki olarak daha yüksek olduğu belirlenmiştir.</p>Suat OĞUZEylem Özlem GÖKTAY
Telif Hakkı (c) 2025 Socrates Journal of Interdisciplinary Social Researches
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-11-262025-11-261159748310.5281/zenodo.17720286MAVİ FİNANS NEDİR? KAVRAMSAL BİR BAKIŞ VE DEĞERLENDİRME
https://socratesjournal.org/index.php/pub/article/view/622
<p>Mavi Ekonomi terimi ilk olarak 2012 yılında Rio+20 Konferansı’nda, diğer adıyla Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı’nda (United Nations Conference on Sustainable Development -UNCSD) ortaya çıkmıştır, ancak kökeni 1992 Rio Dünya Zirvesi’ne kadar uzanmaktadır. Bazen Mavi Finans olarak da bilinen okyanus finansının odak noktası, okyanusla ilgili iş girişimlerine yönelik yatırımlar için sermaye arzı ve talebidir. Okyanus finansının odak noktası, okyanusla ilgili yönetişim ve ekonomik faaliyetlere yönelik yatırımları finanse etmek için para arzı ve talebidir. Bu çalışmada küresel iklim krizi sayesinde popüler hale gelen sürdürülebilirlik kavramı ile birlikte ön plana çıkan mavi ekonomi ve mavi ekonominin önemli bir alt bileşeni olan mavi finans kavramı hakkında temel bilgiler ve güncel gelişmeler hakkında bilgi verilmektedir. Bu bağlamda mavi tahvil ve mavi kredi gibi en yaygın ve bilinen mavi finans araçları açıklanmaya çalışılacak, mavi finans literatürü hakkında son yıllarda yapılan belli başlı çalışmalar aktarılmaya çalışılacaktır.</p>Cumhur ŞAHİN
Telif Hakkı (c) 2025 Socrates Journal of Interdisciplinary Social Researches
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-11-262025-11-261159849310.5281/zenodo.17720499DÖRDÜNCÜ SINIF TÜRKÇE DERS KİTAPLARINDAKİ METİNLERİN OKUNABİLİRLİK DÜZEYLERİ VE OKUDUĞUNU ANLAMA
https://socratesjournal.org/index.php/pub/article/view/623
<p>Bu araştırmanın amacı dördüncü sınıf Türkçe ders kitaplarındaki metinlerin okunabilirlik düzeylerinin farklı okunabilirlik formülleri ile değerlendirilerek karşılaştırılması ve dördüncü sınıf öğrencilerinin bu metinlerle ilgili okuduğunu anlama düzeylerinin belirlenmesidir. Bu araştırma betimsel yöntemlerden tarama modelinde yürütülmüştür. Araştırmada iki farklı değişken arasındaki ilişki ele alındığından ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmada “Ateşman Okunabilirlik Formülü” ve öğrencilerin okuduğunu anlama puan ortalamalarını karşılaştırıldığında, öğrencilerin “zor” olan metinden en yüksek puanı aldıkları görülürken, orta güçlükte olan metinden ise en düşük puanı aldıkları görülmektedir. “Çetinkaya-Uzun Okunabilirlik Formülü” ve öğrencilerin okuduğunu anlama puan ortalamaları karşılaştırıldığında, öğrenciler “yetersiz (10-11-12. sınıf)” okunabilirlik düzeyinde olan metinlerden en yüksek puanı alırken, eğitsel (8-9. sınıf) metinlerden ise daha düşük puan almışlardır. “Bezirci-Yılmaz Okunabilirlik Formülleri” ile elde edilen okunabilirlik düzeyi ve öğrencilerin okuduğunu anlama puan ortalamalarına bakıldığında da öğrencilerin lisans düzeyindeki metinlerden en yüksek puanları aldıkları görülürken, ilköğretim sınıf düzeyi metinlerden ise en düşük puanı aldıkları görülmüştür. “Sönmez Anlaşılabilirlik (Okunabilirlik) Formülleri” ile elde edilen okunabilirlik düzeyi ve öğrencilerin okuduğunu anlama puan ortalamalarına bakıldığında da “metin yardım alınarak anlaşılır” okunabilirlik düzeyindeki metinden en yüksek puan alınırken, “metin anlaşılır” okunabilirlik düzeyindeki metinlerden daha düşük puanların alındığı, “Flesch-Kincaid Okunabilirlik Formülleri” ile elde edilen okunabilirlik düzeyi ve öğrencilerin okuduğunu anlama puan ortalamalarına bakıldığında ise üç metnin üniversite mezunu seviyesinde olmasına rağmen en yüksek ve en düşük okuduğunu anlama puanı olduğu görülmektedir. Elde edilen bulgular doğrultusunda metinlerin okunabilirlik düzeyleri ile öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyleri arasında bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Ancak öğrencilerin aldıkları toplam puanlar ile anne ve baba eğitim durumu arasında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Bu araştırmada, ders kitaplarına seçilecek metinlerin okunabilirlik açısından incelenmesi sonucunda, okunabilirlik formüllerinin Türkçeye uygun olmadığı ve Türkçeye uygun okunabilirlik formülleri geliştirilmesi, öğrencilerin okuduğunu anlama becerileri ile okunabilirlik formülü geliştirme çalışmalarının yapılması, alan yazına katkı sağlayacak okunabilirlik çalışmalarının devam etmesi önerilmektedir.</p>Gürhan DİKMENHüseyin ANILAN
Telif Hakkı (c) 2025 Socrates Journal of Interdisciplinary Social Researches
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-11-262025-11-2611599411510.5281/zenodo.17720722SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ENDEKSİ UYUMUNUN FİRMA İFLAS RİSKİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: BIST ŞİRKETLERİ ÜZERİNDEN BİR Z-SCORE ANALİZİ
https://socratesjournal.org/index.php/pub/article/view/611
<p>Bu çalışma, Borsa İstanbul (BIST) Sürdürülebilirlik Endeksi’ne dâhil olan firmaların iflas riskleri üzerindeki etkisini Altman Z-Score modeli üzerinden incelemektedir. Çalışmada endeks üyeleri deney grubu, endeks dışında kalan firmalar ise kontrol grubu olarak sınıflandırılmıştır. Kamuyu Aydınlatma Platformu’ndan (KAP) elde edilen 2022-2023 yıllarına ait konsolide mali tablolar kullanılarak firmaların finansal oranları hesaplanmış ve Z-Score modeli uygulanmıştır. Bulgular, endeks üyelerinin ortalama Z-Score değerlerinin endeks dışında kalan şirketlere kıyasla belirgin şekilde yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Bu durum, sürdürülebilirlik kriterlerine uyumlu firmaların daha düşük iflas riski taşıdığını göstermektedir. Sektörel düzeyde yapılan analizlerde ise özellikle imalat ve holding sektörlerinde endeks üyeliğinin finansal istikrara daha güçlü katkı sağladığı tespit edilmiştir. Regresyon sonuçları, sürdürülebilirlik endeksine dâhil olmanın Z-Score üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisi bulunduğunu doğrulamaktadır. Çalışma, sürdürülebilirlik kriterlerinin yalnızca sosyal sorumluluk bağlamında değil, aynı zamanda finansal risk yönetimi açısından da kritik bir unsur olduğunu göstermekte; yatırımcılar, finans yöneticileri ve düzenleyiciler için önemli çıkarımlar sunmaktadır.</p>Ümit Can GÜVENÇER
Telif Hakkı (c) 2025 Socrates Journal of Interdisciplinary Social Researches
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-11-262025-11-26115911613010.5281/zenodo.17723613A CONCEPTUAL ASSESSMENT OF CYNICISM CONCEPT AT ORGANIZATIONAL LEVEL
https://socratesjournal.org/index.php/pub/article/view/615
<p>Örgütsel sinizm, çalışanlar ve üst yönetim arasında önemli bir tartışma konusu olmuştur. Örgütsel sinizm, örgütün dürüstlük ve adalet duygusundan yoksun olduğu inancının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın amacı sinizm kavramını ve türlerini ve örgütsel sinizmi açıklamada başvurulan teorileri ortaya koymaktır. Mevcut araştırmalara bakıldığında teorilerle ilgili oldukça az araştırma olduğu görülmektedir. Bu bakımdan araştırmanın literatürü zenginleştirmesi ve gelecekte yapılacak araştırmalara yol gösterici olması beklenmektedir. Bu çalışmada araştırma yöntemi olarak literatür taraması kullanılmıştır. Bu doğrultuda, çalışma önce sinizm kavramına ve türlerine (Kişilik Sinizmi, Çalışan Sinizmi, Mesleki Sinizm, Örgütsel Değişim Sinizmi ve Sosyal/Kurumsal Sinizm) yer vermekte, ardından örgütsel sinizmi açıklamada başvurulan teorilere (Beklenti Teorisi, Atıf Teorisi, Tutum Teorisi, Sosyal Değişim Teorisi, Duygusal Olaylar Teorisi ve Sosyal Motivasyon Teorisi) değinmektedir.</p>Ayşe ARSLAN ÖZKAN
Telif Hakkı (c) 2025 Socrates Journal of Interdisciplinary Social Researches
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-11-262025-11-26115913114910.5281/zenodo.17727240HUMAN-ARTIFICIAL INTELLIGENCE COLLABORATION FATIGUE: CAUSES, CONSEQUENCES, AND MITIGATION STRATEGIES
https://socratesjournal.org/index.php/pub/article/view/624
<p>Bu çalışma, insan–yapay zekâ (YZ) işbirliğinin örgütsel bağlamda çalışanlarda ortaya çıkardığı çok boyutlu yorgunluk süreçlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Geleneksel technostress literatürü çoğunlukla dijital teknolojilerin yarattığı bilişsel veya duygusal yükleri ele alırken, YZ’nin karar alma süreçlerine aktif ve özerk bir bileşen olarak entegre olması yeni türden yorgunluk biçimlerini ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışma, insan–YZ işbirliği yorgunluğunu fiziksel, bilişsel, motivasyonel ve sosyal boyutlarıyla kavramsal bir çerçevede ele alarak literatürdeki parçalı yaklaşımları bütünleştirmektedir. Çalışmada, işbirliğinin özellikle sürekli doğrulama ve değerlendirme gerektiren görevlerde bilişsel yükü artırdığı; özerklik kaybı ve mesleki tehdit algısının motivasyonel tükenmeye yol açtığı; sosyal etkileşimlerin azalmasının ise yalnızlık ve duygusal yıpranmayı tetiklediği ortaya konulmaktadır. Ayrıca, insan merkezli YZ tasarımı, açıklanabilirlik, ergonomi ve örgütsel destek mekanizmaları gibi müdahalelerin yorgunluğu azaltmada kritik rol oynadığı vurgulanmaktadır. Araştırma, insan–YZ etkileşimlerinin yalnızca verimlilik ve performans bağlamında değil, çalışan refahı perspektifinden de değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyarak literatüre önemli bir katkı sağlamaktadır. Son olarak çalışma, gelecekte yapılacak ampirik araştırmalar için yeni araştırma alanları önermekte ve insan–YZ işbirliğinin sürdürülebilir biçimde tasarlanmasına yönelik stratejik öneriler sunmaktadır.</p>Bedirhan ELDEN
Telif Hakkı (c) 2025 Socrates Journal of Interdisciplinary Social Researches
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-11-262025-11-26115915016010.5281/zenodo.17727706